Değerli GencSau üyeleri;
Dergimizin bu sayısında, ilk defa benim de katkım olması gerçekten gurur verici… Co-Adminimiz Cihan bana dergi için bir şeyler hazırlayıp hazırlayamayacağımı sorduğunda hiç düşünmeden kabul ettim. Çünkü bu daha önce de aklımdan geçen ama bir türlü üretim aşamasına geçiremediğim bir işti. Bana mesleğim ile ilgili yazı yazabileceğim gibi bir fikirde bulundu ama daha objektif ve gerçekten siz okuyucularımıza bir şeyler katacağını düşündüğüm Genel Kültür konusunu seçtim…
Her bilimin konusunu ilgilendiren kitaplar bulabiliriz belki; Tıp, Hukuk, Fenni Bilimler ya da Sosyal Bilimler… gibi. Ancak Genel Kültür bu konuların dışında apayrı bir boyut. Kimilerine göre ukalalık yapmak için güzel bir malzeme, kimileri için bağımlılık derecesine varan vazgeçilemez bir hobi denilebilir. Nitekim 8-9 yıldır elimden geldiğince “Gereksiz Bilgiler” olarak da adlandırılabilecek olan bu bilgileri öğrenmek bende hastalık derecesine varan bir tutku oldu. Ders kitaplarımdan çok ansiklopedileri okuduğumun kanıtı eskiyen ansiklopedilerim ye yepyeni duran ders kitaplarımdır belki de.
Bu ay yayınlanan dergimizde merak ettiğiniz önemli konu ve olayların “ilk” kez nerede gerçekleştiğini, neyin nerede, nasıl olduğunu birkaç başlık altında özetlemeye çalışarak beğenilerinize sundum.
Dünyayı Değiştiren Buluşlar - 1
İLK BOMBA
Havadan atılan ilk bombalar, 1849 yılında Avusturya ordusu tarafından, o dönemde Avusturya imparatorluğuna bağlı olan Venedik’te, ayrılıkçı bir isyanın baş göstermesi üzerine kullanıldı. Balonlarla kent üzerine gelen Avusturyalılar, bombalarını isyancı birliklerin üzerine fırlattılar. Bu saldırı, ayrılıkçıların cesaretini büyük ölçüde kırdı. 1912 yılında, İtalyanlar, Trablusgarp’taki Türk-İtalyan savaşı sırasında, nitrogliserinlerden ürettikleri bombaları kullanarak, ilk kez uçakla bombardıman yaptılar. Birinci Dünya Savaşı sırasında, bombaların gelişimi sürdü. Ama asıl büyük gelişme, İkinci Dünya Savaşı sırasında sağlandı. Çünkü havadan yapılan bombardımanın önemi, açıkça ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine bombalar, boyut olarak büyüdü ve özel amaçlı olarak çeşitli türlere ayrılarak, çeşitli biçimler aldı. Bunlar gemilere, uçaklara ya da karada belirli yerlere yerleştirildiler ve saldırı veya savunma amacıyla kullanıldılar.
İLK SİGARA
Ticari amaçla ilk sigara 1843 yılında Fransa’da üretildi. İlk üretilen 20.000 sigara o zamanın kraliçesi tarafından bir kermeste satıldı. Üretim elle yapıldığı için verin son derece düşüktü.
Markalı ilk sigara ise İngiltere’de 1859 yılında “Tatlı Üçler” adıyla üretilmiştir. Firmanın sahibi olan Robert Peacock Gloag, 1854-1856 yılları arasındaki Kırım harbi sırasında, Ruslara karşı Türklerle omuz omuza savaşmıştı. Savaş esnasında, silah arkadaşı Türklerden sigara sarmasını öğrenmiş ve ülkesine döndüğü sırada sigara üretimine geçmeye karar vermiştir. Gloag’ın Pazar bulmak gibi bir sıkıntısı da yoktu. Zira kendisi gibi pek çok İngiliz, tıpkı kendisi gibi ya Kırım savaşı sırasında ya da esir düştükleri Rus zindanlarından sigarayı öğrenmişler ve tiryakisi olmuşlardı.
{ Anlayacağınız, bu bela da Türklerin başının altından çıkmış yani :) }
İLK BİLGİSAYAR
Programlanabilen ilk kullanılabilir bilgisayar, İsveç’in Stockholm kentinden George Scheutz tarafından yapıldı ve 1855 Paris Panayırında sergilendi. Scheutz’un “hesap makinesi” dört işlemi çözebiliyor ve sekiz basamağa kadar hatasız sonuç verebiliyordu. Bu ilk bilgisayar New York’taki Albany Rasathanesi tarafından satın alındı ve astronomi çizelgelerinin hesaplanmasında kullanıldı.
İLK FOTOĞRAF
Günümüzde, birçok alanda sayısız biçimde kullanılan fotoğrafların ilki, 1827 yılında Fransa’da Joseph Nicephore Niepce tarafından çekildi. Niepce, fotoğraf makinesini de kendisi yapmıştı. Kurşun ve kalay karışımından bir tabakanın üzerini asfaltla kapladı ve makinesine taktı. Makineyi, çalıştırma odasının penceresinden dışarıya doğru ayarladı ve “objektifini” açtı. Sekiz saatlik bir pozlamadan sonra, tabakanın üzerindeki asfalt kaplamanın ışık alan kısımları sertleşerek beyazlaştı. Böylece, Niepce’nin çalışma odasının penceresinden görülen binaların görüntüsü, tabakanın üzerine yansıdı.
1827 yılında Fransız Joseph Nicephore Niepce, aşağıda görülen ve kendisi tarafından yapılan fotoğraf makinesi ile bugün elimizde bulunan en eski fotoğrafı çekti. Bu fotoğrafta, Niepce’nin çalışma odasının penceresinden görülen binalar yer alıyordu.
İLK MOTOSİKLETLİ POLİS DEVRİYESİ
New York Polisi tarafından 1905 yılında üç araçla başlatıldı. Çok büyük yararları görülünce, Emniyet Müdürlüğü’nün 1906 yılı bütçesine 20 yeni aracın alınması için ödenek kondu. Los Angeles kentinde de 1911 yılında altı kişilik motosikletli polis birliği kuruldu.
GÖREV BAŞINDA ÖLDÜRÜLEN İLK POLİS
Londra’da metropoliten yörenin polislerinden William Grantham, 29 Haziran 1830 gecesi Somers Town’da devriye gezerken, iki sarhoş İrlandalının bir kadını dövdüklerini gördü. Kadını kurtarmak için aralarına girdiğinde, birden kendisini yerde buldu. Kadın da dahil, üçü birden polis memurunu ölünceye kadar tekmelediler. Grantham’ın ölmeden önce son gördüğü şey, kurtarmak istediği kadının beynine doğru yaklaşan çizmesi oldu…
İLK NÜKLEER BOMBA
İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı yıllarda, birçok ülkedeki bilginler, nükleer enerjinin akılalmaz gücünün bir bombaya dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğine ilişkin araştırmalarını sürdürüyorlardı. İngiltere’ye sığınan iki Alman bilim adamı Profesör Rudolph Peierls ve Dr. Otto Frisch, 1940 baharında, Birmingham Üniversitesi’nde ilk gelişmeyi sağladılar. İngiliz Hükümeti tarafından Nisan 1940’da kurulan özel komite, 1941 yılının Haziran ayında, iki buçuk yıl içinde, ilk atom bombasının yapılabileceğini duyurdu. Başbakan Winston Churchill, çalışmaların devam ettirilmesini istedi. Ancak, İngiltere, yoğun şekilde bombardıman tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğundan, adada küçük bir tesis kurulacak, asıl büyük üretim ise, Kanada’da yapılacaktı.
Bu yolda bir çalışma da ABD’de sürdürülüyordu. ABD’nin 1941 yılında savaşa girmesi üzerine, iki ülke, atom bombasına ilişkin projelerin ortak yürütülmesini kararlaştırdı. İngiliz bilim adamları Amerikalıların “Manhattan Projesi”nde görev aldılar ve çalışmalar ABD’de yürütülmeye başlandı.
İlk atomik patlama, 16 Temmuz 1945’te New Mexico çöllerinde gerçekleştirildi. Japonların yavaş yavaş barış görüşmelerine yanaşmaya başlamalarına rağmen, ABD Başkanı Truman, İngiliz Başbakanı Churchill’in de onayı ile, Japonya’nın kayıtsız koşulsuz teslimini çabuklaştırmak amacıyla iki atom bombası kullanılmasına karar verdi. Tokyo, böyle bir bombanın kullanılacağına dair önceden uyarılmadı. 6 Ağustos 1945’te Hiroşima, nükleer saldırının ilk kurbanı oldu. 20.000 ton TNT (dinamit) tahrip gücüne eşit olan bomba, yerden 600 metre yükseklikte patladı ve 80.000 kişinin derhal ölmesine, 70.000 kişinin de sakat kalmasına yol açtı. Kentteki binaların %70’i de tamamen yok olmuş ya da kullanılamaz hale gelmişti.
9 Ağustos’ta ikinci bomba Nagasaki’ye atıldı. Bu kentte de 40.000 kişi öldü. 25.000 kişi yaralandı ve sakat kaldı. 10 Ağustos’ta Japonlar, “hiçbir koşul” öne sürmeden teslim oldular. Ancak şurası çok kesin olarak bilinmektedir ki Amerikalılar atom bombasını kullanmasalar bile, Japonlar teslim olmak üzereydi.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Sovyetler Birliği ile Batı arasındaki soğuk savaştan yararlanan ABD bir süre, nükleer silahları tekelinde tutmanın zevkini yaşadı. Ancak 1949 yılında Moskova ilk atom denemesini yaptı. Onu, üç yıl sonra İngiltere izledi.
Nagasaki’ye atılan atom bombası, kentin bir harabeye dönmesine yol açtı. Fotoğrafta görülenağaca dayalı çit, bulunduğu yerden, bombanın etkisiyle yaklaşık 1 kilometre öteye fırlamıştı.
Yorum Gönder